Yargı reformlarına dair yeni düzenlemeler gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Ankara Hakimevi’nde basın mensuplarıyla bir iftar programında buluşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi’nin hazırlık sürecine dair önemli bilgiler aktardı. Paketin daha kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesi amacıyla geri çekildiğini belirten Gürlek’in bu açıklamaları sonrasında vatandaşlar, “12. Yargı Paketi ne zaman Meclis’e sunulacak, içeriğinde neler var?” şeklinde sorular sormaya başladı. İşte detaylar...
12. YARGI PAKETİ HAKKINDA YENİ GELİŞMELER
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi ile ilgili şu bilgileri paylaştı:
Gürlek, "11. Yargı Paketi yasalaştı ve 25 Aralık'ta yürürlüğe girdi. 12. Yargı Paketi Meclis’te hazırlandı. Ancak Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra bu paketi geri çektik çünkü bazı eksikliklerin olduğunu düşündüm. 'Adalete güven neden az' diye sorulduğunda, yargılamaların uzun sürmesiyle ilgili vatandaşlarımızın bir memnuniyetsizliği var. Bunun üzerine düşündük ve hemen harekete geçmek istiyoruz. Çeşitli arkadaşlarımızla birlikte alternatifler üzerinde çalıştık." ifadelerini kullandı.
Gürlek, 12,5 milyon dava dosyasının bulunduğunu aktararak, "Böylesi bir dosya sayısı başka bir yerde yok. Her konu ve uyuşmazlığın mahkemeye taşınmaması adına gerekli adımları atmamız elzem. Uzlaştırma ve arabuluculuk işlemleri genişletiliyor, fakat vatandaşlarımız hâlâ hakim ve savcı ile yüz yüze gelmeyi arzuluyor. Bu konuda yeni pakette uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletme niyetindeyiz." dedi.
Boşanma davalarının oldukça uzun sürdüğüne değinen Gürlek, "Sekiz, on yıl süren davalar var. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor ve yeni bir hayat kuramıyorlar. Umarım 12. Yargı Paketi kapsamında çekişmeli boşanmalarda arabuluculuk hükümlerinin devreye girmesini sağlayabiliriz. Bu bizim öncelikli hedefimiz." şeklinde konuştu.
Yargı süreçlerinin hızlandırılması noktasında Gürlek, "Yargılamaların hızının artırılması konusunda çalışmalarımız mevcut. İnşallah bunu 12. Yargı Paketi'nde yer vereceğiz. Atlamalı temyiz uygulamasıyla, bir dosyanın hem istinaf mahkemesine hem de Yargıtay’a gitmeyecek şekilde düzenlenmesini hedefliyoruz. Hakimlik atamaları ve terfiler için belirlediğimiz kriterlerin Yargıtay onayı ile şekillendirilmesini isteyeceğiz." ifadelerini kullandı.
"Çocuklara Uygulanan Cezaları Yetersiz Buluyorum"
Son zamanlarda çocukların suç işleme oranında artış olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Çocuklarla ilgili cezaların yetersiz olduğunu düşünüyorum. Özellikle çocukların cinayet gibi ağır suçlar işlemesi durumunda yetişkinlerle aynı şekilde ağır hapis cezaları almalarını sağlamak istiyoruz. Meclis'te bu konuda bir komisyon kuruldu ve zamanla tarafları bir araya getiriyoruz. Bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz." dedi.
Gürlek, 11. Yargı Paketi’nde de benzer düzenlemeler yapıldığını hatırlatarak, şunları ekledi:
"Özellikle suç örgütlerinin direkt çocukları bu suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları artırdık. 12. Yargı Paketi ile de bu cezaları yeniden gözden geçirmek istiyoruz. Çünkü çocuklar bizim geleceğimiz. Geleceklerini koruma sorumluluğumuz var. Devlet suç işlemenin yanı sıra bireylere sosyal açıdan bir gelecek sunmakla da mükellef. Çocuklarımızın geleceği için bu tedbirleri almamız gerekiyor." şeklinde konuştu.
"Suça sürüklenen çocuklar" konusundaki soru üzerine Gürlek, bazı ülkelerde suç işleyen çocukların ailelerinin de sorumlu tutulduğunu belirtti.
Bu konuda karşılaştırmalı hukuk üzerine araştırmalar yaptıklarını kaydeden Gürlek, "Ancak bununla ilgili henüz bir düzenleme oluşturmadık. Çocuğun işlediği suç için ailesini sorumlu tutamayız. Ancak bu konu benim için çokça gündeme getiriliyor ve ailelerin çocuklarına destek olmaları ve denetlemeleri gerektiği düşüncesini önemli buluyorum." dedi.
Uyuşturucu nedeniyle cezaevine giren çocuklar için Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) süreçlerinin, tahliyelerinden altı ay önce başlamasını planladıklarını belirten Gürlek, "Dışarıda AMATEM sürecine başlanıyor, fakat çocuklar gitmiyor. Serbest kaldıktan sonra tekrar uyuşturucu arayışına giriyorlar. Bu nedenle, tahliyeden altı ay önce cezaevindeyken AMATEM sürecinin başlatılmasına yönelik düzenleme yapmayı düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.